SENARYO METNİ


TÜRKÇE

Evimde kırmızı koltuğumda otururken kendi ürettiğim sanal güneş ışınlarının yaydığı enerjiyle rahatladığımı hissediyordum. Yanımda şemaları bulunan K2-18b projesini son bir kez kontrol ettim. Bir an için bu projeye neden gereksinim duyduğumuzu hatırlamaya çalıştım. 2063 yılına başlarken dünyayı kasıp kavuran ve pandemi ilan ettirecek kadar güçlü olan bir virüs ortaya çıkmıştı. Ben bu virüsü insanların şükürsüzlüğünden, kibrinden, bencilliğinden; doğaya ve kendine yaptığı tahribatı gösterecek bir öğretmen olarak görüyordum. Ama insanlar mükemmel değil mi (!) suçun kendilerinde olduğunu asla göremediler. Virüsü ve birbirlerini suçladılar. Ama o bizim için bir fırsat olabilirdi bence. Yaptıklarımızın farkına varmak için bir fırsat… 10 yıl sonra virüs dünyayı yaşanılamaz hale getirmişti. Ya da, bu hale gelmesine biz sebep olmuştuk(?) İnsanlar ülkelerini kaybederken, bombalardan kaçarken derelerde boğularak ölürken kimsenin kılı bile kıpırdamamıştı. Oysa en yakın arkadaşım Joseph'i ben böyle kaybetmemiş miydim?

Ben virüsün ilk çıktığı zamanlarda Dünya’nın böyle bir uçuruma sürükleneceğini ön görmüş ve 10 yıl önce tasarlamaya başladığım projeyi geliştirmeyi başarmıştım. Eğer K2-18b gezegenine gidersek yaptığımız bütün hataları geri alabiliriz diye düşünüyordum. Bu insanlık için muhtemelen ikinci ve son fırsattı. Bu projeyi bu yüzden hazırlamıştım. Gelecek nesli kurtarabilmek için…

Virüs 10 yılda nüfusun yüzde 99’unu hasta etmiş ve yüzde 73’ünün ölümüne neden olmuştu. Bu yüzden gezegene tahliye sırasında nüfusun belli bir bölümünü götürmek yerine nüfusun hepsini götürmenin daha doğru olduğunu düşünmüştüm. Profesör arkadaşım Eliza bunun böyle olmaması gerektiğini düşünüyordu ve bana şöyle demişti:” Lily lütfen, oraya sadece yararı dokunacak olan insanları götürmeliyiz. Bu Dünya’nın başına gelenler K2-18b‘nin de başına gelecek, beni dinle…” Hayır! Ben Dünya’yı bu hale getirip insanların ölümüne sebep olanlar gibi davranamam. Evet, onlar ekonomilerini korumak, kişisel menfaatlerini kaybetmek korkusu ile kendi insanlarını tedavi etmemiş ve onların ölümüne sebep olmuş olabilir ama ben onlar gibi davranmayacağım; ben onları kurtarabilirim ve kurtaracağım…

Çok kararlıydım; başarmalıydım, başarısızlık diye bir seçeneğim yoktu…

Hazırladığım şemalara göre insanların yaşaması için inanılmaz bir imkâna sahip bir gezegendi.   Cambridge Üniversitesi'nden gök bilimciler, yıldızına yaşam için elverişli mesafede bulunan K2-18b'nin, hidrojen zengini atmosferinin altında suyun sıvı halde bulunuyor olabileceği sonucuna varmıştı. Ancak Dünya’ya 124 Işık Yılı uzakta olması ulaşımı fazlasıyla zorlaştırıyordu. Ama yine de bir yolu vardı. Atmosferinde yoğun miktarda amonyak ve metan bulunmaması Dünya ile çok benzer bir atmosfere sahip olabileceğini gösteriyordu. Oraya nörolojik taşıma ile gönderdiğim sprey atmosferin element dengesi ile oynayarak Dünya’nın atmosferine çok benzer bir biyosfer yaratmayı başarmıştı. Toprağa damlatılan özel sıvı ile topraktaki mineraller etkinleştirilmiş ve toprak verimliliği de en yüksek derecede sağlanmıştı. Su sıvı bir haldeydi ancak gezegenin düzensiz hava şartlarından sürekli buharlaşarak gaza dönüşüyordu bu yüzden gezegenin yörüngesine bir iklimlendirici yerleştirmiştim. Eliza ve Fred ile yaptığım cihaz şöyle çalışıyordu: Havadaki buharı alıyor, onu elektrolize ediyor ardından gerekli veriler tespit edildikten sonra havanın basınç, nem ve sıcaklığına göre su buharını bir daha kaybolmayacak şekilde sıvı şekilde yeryüzüne geri veriyordu. Böylece yaşam koşullarına uygun bir sıvı kaynağı bulunmuş sayılabiliyordu. Ayrıca kozmik ekranın verilerine göre güvenlik, ulaşım, teknik, tarım ve fizyolojik her şey için yeterli alt yapıya da sahipti.  Yani insanların hem sosyolojik hem de fizyolojik her ihtiyacını karşılayabiliyordu.

Aracın kalkış için onay sesini duyuyordum. Eliza son bir kez elveda demek ister misin? Dedim. Eliza da fark ettirmeden gözyaşlarını siliyordu… Bu dünyada kaldığım son saniyelerim, sağlık dengeleyici haplarımı aldım, altın pirinç stoklarımıza göz gezdirdim ve son kez mahvettiğimiz güzel gezegenimize acıyan gözlerle baktım.

“Gezegendeyiz… Herkes ne yapacağını biliyor, haydi başlayalım!” Diye bağırdım. Aradan yaklaşık 90 Dünya günü geçmişti. Yaşamak için her türlü teknik, güvenlik ve sosyal rahatlık sağlayacak her şeyleri yapmıştık. İnsanların kendilerini buraya ait hissedebilmesi için her şeyi…  Ama yeterli olmamıştı. Bir şarkı mırıldanırken, etrafı denetliyordum. O sırada Mike ve onunla aynı düşünceye sahip birkaç kişi geldi ve bana “ Şuan herkes yapacağını biliyor zaten Lily, sen ne diye, bizim liderimizmiş gibi davranıyorsun bundan hoşlanmıyoruz?” dedi. Çok şaşırmıştım; ne, nasıl yani? Sonra Mike “ Hepimiz ne yapacağımızı biliyoruz, sen ise sadece bize patronluk taslayarak şunu yap bunu yap deyip duruyorsun… İnsanlığı böyle yaparak kurtaracağını mı sanıyorsun, sen sadece egonu tatmin etme peşindesin!.. dedi. O an şunu anladım insanlar ne kadar ciddi bir durumda olursa olsun nankörlüklerinden vazgeçmiyorlar. Ya da egoları başka birinin yönetiminde olmalarına izin vermiyor. Eliza yanıma geldi ve “Lily sen onların iyiliği için uğraşıyorsun onlar bunu görmüyor, her şey yoluna girecek, umudunu kaybetme…” dedi.

Bu olaydan bir Dünya ayı sonra sonra pandemide bilerek tedavi edilmeyip, ölüme terk edilen nüfus dışında, herkesi nörolojik taşıma ile gezegene tahliye etmeyi başarmıştım. Ama sanırım umudum kaybediyorum. İnsanlar şimdiden dünyaya yaptıklarını K2-18b'ye de yapmaya başladılar. Eliza haklıydı. “Güçlü olan haklıdır prensibi” hala geçerliliğini koruyor. Hala cimri, bencil, küstah, nankör ve sömürgeciler. Biz onların yaşaması için mücadele ederken onlar ise ego savaşları içindeler.  Uyanın artık, yok oluyorsunuz! Diye haykırmak istiyorum.  İnsanların değişeceğini sanmıştım. Yanılmışım... Eğer Joseph burada olsaydı bana gerçekten büyük destek verirdi. Ah, Joseph neredesin şu an yardımına o kadar ihtiyacım var ki...

K2-18b'de altıncı aydayız ve hiçbir şey yolunda değil... İnsanlar yaşamayı değil de ölmeyi kendi elleriyle seçmiş görünüyor. Bunu kendi gözümle gördüm. Hala önemli olan şeyleri görmüyorlar. Dünya'dan çok büyük zahmetlerle ayrılırken bile orası buradan daha iyi durumdaydı. Sanırım insanlar kendilerini, ahlaklarını, davranışlarını değiştirip, gerçek özlerine dönmedikçe, nereye giderlerse gitsinler, nasıl bir teknolojiye sahip olurlarsa olsunlar gittikleri her yere felaketi de götürecekler... Biz ne zaman bu kadar kötü olduk; ne zaman kendimizi, iyi olmayı, insan olmayı unuttuk. Biz böyleyken evrenin neresine gidersek gidelim sonuç her zaman tek bir kapıya çıkacak sanırım: Yok edeceğiz ve yok olacağız...

Çare evrenin derinliklerindeki farklı gezegenlere gitmek değil; çok yakınımızda kalbimizin derinliklerindeki o büyük ve tek güce doğru bir daha dönmemek üzere yapılacak olan o yolculuktaymış. Keşke görebilseydik...

İNGİLİZCE

It was 13 years ago when I was sitting in my red sofa. 

I checked K2-18b project one last time. Then I stopped. Why we need this project? While beginning of 2063 a virus appeared which is so strong to made a pandemic.  I think this virus can show every mistake as like a teacher. But humans are perfect right, they never done any mistakes or something like that. Because they are gorgeous. They think so.

I had foreseen things when the virus first appeared and prepared a project 10 years ago.

According to the project, if we go to planet K2-18b, we can get back all the mistakes we made.This was probably the second and last chance for humanity. The virus in just 10 years ill 98 and kill 73 percent of population. However, we were lucky.We coincided with 2 percent of the population and we live isolated area away from the virus.We’re last chance ... If we can take away this zone on planet K2-18b, we can save the next generation. And we would save, I would save ...

 High Educational Platform of  Cambridge’s astronomers think it should be liquid water under the hydrogen rich atmosphere… But planet is 124 light years away from Earth… It means transportation is so difficult. But there is way: Neurological Transport.I sent a spray and it was create a biosphere very similar to Earth's atmosphere by playing with the element balance. After that I dropped a special liquid, it activated the minerals in soil which live micro creatures in it.   There has liquid water but by irregular climate transform water gas suddenly. For the this reason I put a air conditioner. It takes the moisture in air, electrolyzed it than it gives the liquid water to land. And the drinking water never transform gas again. And we can say there is source of water to we use…

I heard the confirmation sound of the vehicle for departure. Eliza do you want to say goodbye for last time? I said. She was shaking and she tries to hide her tears. Goodbye Earth, I know I’ll never see you again but I’m so sorry I can’t save you. Goodbye our beautiful planet. Goodbye…

We are on planet, everyone knows what they need to do, let’s get start. After 90 Earth days we’ve done everything to feel belong. One day I checked around. Then Joseph and few person came to me and said: Lily we all know what is our mission, why are you act like our leader? What? I just wanna help, but their ego see me like their boss.

We are in the sixth month in K2-18b but nothing is fine ... People have preferred dying to living. They still ungrateful, arrogant, scrimp and coloniest. We are trying to save their lives but they fighting for their ego. I think people will bring disaster along with them no matter where they go, what technology they have unless they change themselves, their manners and behaviors and return to their true moral essence. When we became this evil; we forget ourselves, to be good, to be human.The result will always open the same door: we will disappear …The solution is not going to distant planets deep within the universe; I wish we could see that it is hidden behind the journey back to the great and single force located deep in our heart ...